Ocak, 2008 Arşivi
bu da benim meselem
Bu screen shot, tasarımından da kolayca anlaşılabileceği gibi facebook’tan. Muhterem bir amcamızın, “İSTANBULLU KIZLAR İzmirli kızlardan güzeldir.” başlıklı grubun duvarına çöp döktüğünün de resmidir aynı zamanda.
İstanbul’un tarihinden giriyor, yüce Türk milletinden çıkıyor. Aklı başında yaşıtlarının yapabileceği tüm yorumları yapıyor lakin niyetini sonradan beyan ediyor. Nereden alaka kurdun, nasıl getirdin konuyu İstanbul kızlarına diye merak ettiriyor. [...]
ah bu şarkıların gözü kör olsun
Gaziemir’de emiraltındayım, gaziden hallice… Aklıma şu şarkı geliverdi 1-3 tutarken dün gece.
…
sorma utanırım,
sorma söyleyemem,
sorma nöbetlerdeyim
başım duman…
aramızdaki kodlamaya endeksli iletişimciler, hemen, başım duman’ın altını kazıp, bir paket marlboro light çıkarmayı başarabileceklerdir, hem de hiç zorlanmadan. Ve bu kodlama yolunda düz ilerledikleri takdirde, 50 metre ilerde sağda hemen ”nöbette sigara içtiğimi, bu yüzden utandığımı, bunu söyleyemediğimi ve bu şarkıyla [...]
hoş geldim
Siz başlayın ben yetişirim demiştim ama bensiz epey yol almışsınız. 48 gündür gelmek için uğraşıyordum ama nafile. Sonunda başardım, geldim kendime. Hoş geldim, sefalar bile getirdim.
macbook air
apple dünyanın en ince dizüstü bilgisayarını üretmiş. içindekileri çıkarmış, malzemeden çalmış, dvi girişini neyim küçültmüş (bağlarken adaptöre ihtiyacınız var yani), tek usb girişi koymuş vs. olmuş sana ince laptop. marifet mi yani bu? dvd okuyucusu yok aletin. ayrıca satılıyor (99 dolar). nasıl kuracaksın bu bilgisayarı? gelecekte cd-dvd de disket gibi yavaş yavaş kalkacak ama henüz [...]
bul ismi, kap beş bini!
adana’da yeni kurulacak olan özel bir hastaneye isim bulamamışlar. “napsak ki acaba” falan diye düşünürken içlerinden biri atılmış ve “bir yarışma düzenleyelim, ismi bulana tam 5 bin ytl verelim. hem bir sürü isim seçeneğimiz olur, hem de çok ses getiririz, milyon dolarla yapamayacağımız reklamı 5 bin ytl ile yaparız” gibisinden laflar etmiş. diğerlerine de pek [...]
filmsiz fotoğraf çeken makina
geçen akşam evde eski dergileri karıştırırken gördüğüm bir haber. bundan tam 30 yıl önce yayınlanmış bir dergide şimdiki dijital fotoğraf makineleri için yapılan ar-ge çalışmalarından bahsediliyor. bana ilginç gelen kısmı ise haberi yazan arkadaşın bu olayı “ti”ye alması (bkz. işaretlediğim yerler). bir fotoğraf dergisinin fotoğrafa resim demesi ise dikkatlerden kaçmıyor :)
er ve erbaş için istanbul
mal sahiplerinin üçte ikisinin emir altında bulunduğu göz önünde bulundurulursa meselemizin kamuflaj kokmasından daha doğalı yoktur die düşündüm ve her memetcik gibi bende bu hafta sonu tatilimi silah arkadaşlarımla birlikte istanbulda çarşıya çıkan er ve erbaş davranış steryotipine uygun geçirdim. kronolojik olarak ilerlersek sabah kalk borusuyla birlikte, gerçi artık kalk borusu diye bir ensturuman olmamakla [...]
street fighter
bu aralar eski oyunlara takmış bi vaziyetteyim. normalde oyun oynamam bilgisayarda ama atari oyunlarına dayanamıyorum. ilk çıktığı zamanlar önünde kuyruklar oluşan street fighter’ın ikinci versiyonu bu (street fighter II - the world warrior). en güzel versiyonuydu. zaten sonradan suyunu çıkardılar. bi ooryueken çektiğinizde ken’in kolunun altından 9-10 tane de aduket çıkardı. ilkokul sonlarında tanışmıştım bu [...]
kiwi
yeni zelanda’nın simgelerinden olan bir kiwi‘nin hikayesi. 3 dakikada çok şey anlatıyor.
mutlu sonunu ise buradan seyredebilirsiniz.
