May
13
2009
huseyin

boboydu, holoskoydu derken yine kupa fener için hayal oldu. ama fenerbahçenin beşiktaş’a yenildiği için dua etmesi gerekir. böylelikle fenerbahçe kupa finalisti ünvanıyla uefa kupasına gidecek. fenerbahçe’nin her halükarda kupayı alamadığını düşünürsek ya kayseri’yle, ankaraspor’la falan oynasaydı nolacaktı?
fenerin kupa hasreti 27. yıla kaldı. bence gelecek sezon fenerbahçe’nin ilk önceliğinin şampiyonluk kupası değil de türkiye kupası olması gerekir. nice 26 yıllara…
1 comment | tags: 26 yıl lan boru mu?, beşiktaş, fenerbahçe, fortis türkiye kupası, sen hiç türkiye kupası gördün mü?, türkiye kupası 2009
May
10
2009
huseyin
blog yazmak aslında pek de kötü bişey değilmiş. bu akşam farkettim. bir nevi anı aslında. 1,5 sene olmuş başlayalı. bayağı yazı olmuş. bi ara kıyıma gidip bi o kadar da silmiştim. eski yazılarımı okudum az önce. temcit pilavı misali bazılarını aşağıya yazdım.
• mesela bu ilk yazım. (muhtemelen ilk değildir. ondan önceki yazılar büyük kıyımda uçmuş) “boyut mu? işlev mi?” tartışmasına yeni bir boyut kazandırmışım.
• ilk video paylaşımım. o zamanlar yutub her yerden çekiyordu.
• vay vay vay vaay! sektörel eleştiriler de yapmışım. çok beğendiklerim de çıktı tabiki.
• bi hasan abi’dir tutturmuşum gitmiş. hasan abi 1 hasan abi 2. oradan taşındığımız için serinin devamı gelmeyecek, rahat olun.
• eski oyunları paylaşmışım. river raid, street fighter.
• ilginç haberlere yorum yapmışım, yapmışım, yapmışım.
• balık, kedi gibi misafirlerimiz oldu.
• bazen çok güldüm, güldüm, güldüm
• hiçbir iyilik karşılıksız kalmamış.
• izmir’e gidip de kızlarını yazmamak olur mu? kızlarına yazmamak da olmaz :p
• benimkisi bağımlılık
• en güzel hatalarım
• aşkımdan bahsetmezsem olmazdı
• doğumgünü çocuğu oldum
• iddaacılara güzellik yapmışım
• ankara’da piknik bu kadar olur.
• bir miti de biz cortlattık. fena mı oldu?
• bu sosyal sorumluluk. bu da sosyal mesaj
• askerlik, bittikten sonra güzelleşen bişey. (dailymotion’ı da kapatmışlar)
• ilginç lan bu insanlar. bu da, bunlar da. hele bu!
• bir devrin sonu
• değişik bi pazar eğlencesiydi
• unutturamaz hiç bir şey
• cinnet geçirdim
• bu adamı hiç sevmiyorum. sonunda fener’de de gösterdi bu hırsını. beşiktaş’a attığı golle yine nefretimi kazandı. çarşamba günü de öyle bişey yaparsa sürpriz olmaz benim için.
no comments | tags: 53/16, aşk, askerlik, bağımlılık, balık, beşiktaş, boyut mu işlev mi?, dailimotion, doğumgünü, eleştiri, fener, haber, hata, iddaa, ilginç insanlar, iyilik, izmer, izmir kızları, kedi, kısa dönem, mit, oyun, pazar eğlencesi, piknik, river raid, sosyal mesaj, sosyal sorumluluk, street fighter, video, yorum, youtube
Nis
19
2009
huseyin

taksisine bindiğim bindiğim yaşlı amca durup dururken şöyle bi muhabbete girdi:
- ya bu isveçliler çok medeni adamlar.
- hayırdır? yine naaptılar?
- benim yeğenim de isveçte taksicilik yapıyor. adam kazandığı bütün parayı akşam arabanın sahibine veriyomuş. kendisi kazancını bahşişten çıkarıyormuş. üstelik çok da iyi kazanıyormuş. orda herkes dolu dolu bahşiş veriyormuş. gelişmiş ülkenin insanları da başka oluyor canım. bizim burda yok böyle bişey… bıdı bıdı…
şeklinde devam eden ve “o kadar konuştuk. eşşek değilsen anlamışsındır artık. güzel bi bahşiş bekliyorum” mesajı taşıyan konuşması inene kadar devam etti. ben de arada bi gaz verdim. coştu mübarek. susmak bilmedi. nerden aklına geldi? bahşişle medeniyeti nasıl bağdaştırdı? anlayamadım.
peki inerken bahşiş verdim mi? tabiki hayır. ali amcanın bi lafı var: “ikinci defa gitmeyeceğin yere bahşiş bırakma.” güzel laf. seviyorum.
1 comment | tags: bahşiş, coştu lan adam, gaz vermek, isveç, medeniyet, taksi
Nis
11
2009
huseyin
geçenlerde x abi bi iş için beni aradı:
numaranı y’den aldım. işlerini çok beğeniyorum. özellikle seninle çalışmak istedim.
bi kaç gün sonra y abiyle görüştüğümüzde:
“x abi bildiğin iyi bi tasarımcı var mı?”diye sordu. direkt seni önerdim.
ikisinden biri beni yiyor ama hangisi hala çözemedim…
1 comment | tags: ajans, biri yalan söylüyor lan, iş, reklam, tasarım
Nis
1
2009
huseyin
gruptan çıkmayı garantilemişsiniz. maçın bitmesine bikaç dakika kalmış. 1 puan zaten alıyosunuz. sen hala gol için çabalıyorsun. allah gözünü doyursun ne diyim. attırdın da başın göğe mi erdi? madem o kadar hırslısın fener’de de göstersene bunu. biraz nihat’ı örnek al kendine. bak adam ekmeğini kazandığı ülkeyi üzmedi. kaçırdı, kaçırdı, kaçırttı…
başlık: vizontele
no comments
Mar
31
2009
huseyin
seçim zamanı aklıma geldi hocam. hani yine bi seçim zamanı ödev vermiştin. hani o ödev dersi geçmek için büyük rol oynuyordu. hani ödevlere baktıktan sonra bizim grubu kürsüye çağırıp 100-150 kişinin önünde “çok güzel bi araştırma yapmışsınız, çok uğraşmışşınız, teşekkür ederim” demiştin. hiç çaktırmasam da o an çok büyük vicdan azabı duymuştum hocam. sadece not verseydin de teşekkür etmeseydin hiç rahatsız olmazdım. gözünün içine baka baka kandırmıştık seni. çünkü sana ödev diye verdiğimiz şey bu kitabın ta kendisiydi. sayfaları bölüşüp tekrar yazmıştık. kitabın piyasaya çıkalı henüz bi kaç gün olmuştu. kitaptan haberinin olması düşük bi ihtimaldi. o yüzden bu riske girmiştik. ama sende de suç var. hiç düşünmedin mi 4-5 öğrenci öyle bi araştırmayı nasıl yapsın, o kadar kaynağa nasıl ulaşsın? zaten öyle bişey yapmış olsaydık kitap çıkarırdık :)
2 comments | tags: hoca, kitap, not, ödev, okul, reklam, seçim, seçim kazandıran kampanyalar, vicdan azabı
Şub
26
2009
huseyin

bilmem kaç haftadır devrediyormuş da büyük ikramiye 20 milyon’u aşmış da onun için herkes oynuyormuş. bi bakıyorum herkes loto bayilerinin önünde kuyruk olmuş. herkes 20 milyonun peşinde. iyi, tamam, güzel, hoş, aferin…
benim bi türlü anlayamadığım şey şu: sanırım bu lotolar normal haftalarda 500 bin – 1 milyon arası bişey veriyor. o zaman neden bu kadar çok kişi oynamıyor? 500 bini ya da 1 milyonu mu beğenmiyorlar?
2 comments | tags: ilginç milletiz, oyun, para, şans, süper loto
Şub
22
2009
huseyin
bundan 10 gün önce sağ taraftaki düşünce balonuna da yazmıştım. bir cinnet her şeyi halleder! geleceği belliydi cinnetin ama zamanı belli değildi. nasip çarşamba gününeymiş. 4 aydır çalıştığım ajanstan çarşamba günü istifa ettim.
normalde sık iş değiştiren biri değilim. burası benim çalıştığım ikinci ajanstı. bundan önceki ajansta tam 5 yıl çalıştım ve hiç bir sorun yaşamadım. değişiklik gerektiği için ayrılmıştım. ama burada 4 ay ancak dayanabildim.
aslında başka bi iş ayarlamadan ayrılmak -hele ki bu kriz ortamında- çok saçmaydı ama dedim ya cinnet!. “yürü oğlum hüseyin, illaki bulursun bi iş” dedim. ertesi gün elimdeki işleri bitirip akşam 5 gibi ajanstan çıktım. saat 6′da ve 7′de iki iş görüşmesine gittim. ikisi de pazartesi gel başla dedi. yani işten ayrıldıktan sonra iki saat içinde iki iş buldum. bilseydim daha önce istifa ederdim :)
neyse yarın sabah bi yere başlıyorum. allah mahçup etmesin…
4 comments | tags: ajans, cinnet, iş, istifa, istifa etmesem istifra ederdim :p, kriz
Şub
12
2009
huseyin
dün benim makinemde çalışmıssın
işin vardır, anlarım
dosyalarını masüstünde bırakmışsın
daha sonra alacaksındır, anlarım
mouse’umun ayarlarını değiştirmişsin, öylece bırakmışsın
unutmuşsundur, anlarım
hepsini anlarım da
lan panayırcı! sadece bir gün çalıştığın makineye neden ekran koruyucu koyarsın?
4 comments | tags: ekran koruyucu, mal, panayırcı, pazar
Şub
8
2009
huseyin
geçen akşam eve gelirken sokağın başındaki billboardların birinde aziz’lerin x müşterisinin ilanını gördüm. o müşteriye de aziz çalıştığı için ilanı onun yaptığını anlamam pek zor olmadı. ilan sevgililer günüyle ilgiliydi. “böyle bir ilanda -çaktırmadan- kız arkadaşı için kesinlikle bişey yapmıştır” diye düşündüm. çünkü aziz her ne kadar dışarıdan öküz gibi görünse de aslında gönül adamıdır. biraz daha inceledim ama karanlık olduğu için bişey bulamadım. eve gittiğimde ise aziz’e hiçbişey sormadım. ama aklıma takılmıştı. 17 senedir hergün gördüğüm adam. benden iyi tanıyan yok. ben de onu eğer gerçekten tanıyorsam o ilanda kesinlikle bişey vardı. sabah işe giderken tekrar baktım ve haklı çıktım. yapmış yapacağını. hem de ilanın tam ortasına. ben malımı bilmez miyim…
1 comment | tags: ajans, billboard, gönül adamı, ilan, müşteri, öküz, reklam, sevgililer günü