Haz
25
2009
hasan'ın abisi

2009 yılı 53/16 “ailesi” için çok bereketli geçiyor. aziz’lerin kazandığı kırmızıyla sevinmiştik, gökhan’ın kazandığı bronz cannes‘la coştuk coştuk! ödülün geleceğini burada sezmiştim :p üzerinden bir sene bile geçmeden geldi. gökhan’ı bir kere de burdan tebrik ediyorum. grand prix de görürüz inşallah desem çok şey mi istemiş olurum :)

1. ödül, 2. ödül, 3. ödül, düldül
6 comments | tags: 2009, 53/16, advertising festival, aziz, cannes lions, gökhan, kırmızı, ödül, reklam
Haz
1
2009
saint

Malumunuz şampiyonluk hasretimiz geçen cumartesi sona erdi. Ama bu hasret sona ermekle kalmadı bizim dört bir yanımızı da dağladı. O akşam efendi gibi maçımızı seyrettikten sonra sampiyonluğun verdiği naif mutlulukla mesutlukla evimize naşalım derken elim bir kazaya yakalandık. Continue reading
4 comments | tags: 2009 süper lig şampiyonu, adrenalin, beşiktaş, gop, kaza, kibritçi cevat, meşale, şampiyonluk kutlamaları, tunalı, Yine de Siyah Ulan
May
13
2009
hasan'ın abisi

boboydu, holoskoydu derken yine kupa fener için hayal oldu. ama fenerbahçenin beşiktaş’a yenildiği için dua etmesi gerekir. böylelikle fenerbahçe kupa finalisti ünvanıyla uefa kupasına gidecek. fenerbahçe’nin her halükarda kupayı alamadığını düşünürsek ya kayseri’yle, ankaraspor’la falan oynasaydı nolacaktı?
fenerin kupa hasreti 27. yıla kaldı. bence gelecek sezon fenerbahçe’nin ilk önceliğinin şampiyonluk kupası değil de türkiye kupası olması gerekir. nice 26 yıllara…
1 comment | tags: 26 yıl lan boru mu?, beşiktaş, fenerbahçe, fortis türkiye kupası, sen hiç türkiye kupası gördün mü?, türkiye kupası 2009
May
10
2009
hasan'ın abisi
blog yazmak aslında pek de kötü bişey değilmiş. bu akşam farkettim. bir nevi anı aslında. 1,5 sene olmuş başlayalı. bayağı yazı olmuş. bi ara kıyıma gidip bi o kadar da silmiştim. eski yazılarımı okudum az önce. temcit pilavı misali bazılarını aşağıya yazdım.
• mesela bu ilk yazım. (muhtemelen ilk değildir. ondan önceki yazılar büyük kıyımda uçmuş) “boyut mu? işlev mi?” tartışmasına yeni bir boyut kazandırmışım.
• ilk video paylaşımım. o zamanlar yutub her yerden çekiyordu.
• vay vay vay vaay! sektörel eleştiriler de yapmışım. çok beğendiklerim de çıktı tabiki.
• bi hasan abi’dir tutturmuşum gitmiş. hasan abi 1 hasan abi 2. oradan taşındığımız için serinin devamı gelmeyecek, rahat olun.
• eski oyunları paylaşmışım. river raid, street fighter.
• ilginç haberlere yorum yapmışım, yapmışım, yapmışım.
• balık, kedi gibi misafirlerimiz oldu.
• bazen çok güldüm, güldüm, güldüm
• hiçbir iyilik karşılıksız kalmamış.
• izmir’e gidip de kızlarını yazmamak olur mu? kızlarına yazmamak da olmaz :p
• benimkisi bağımlılık
• en güzel hatalarım
• aşkımdan bahsetmezsem olmazdı
• doğumgünü çocuğu oldum
• iddaacılara güzellik yapmışım
• ankara’da piknik bu kadar olur.
• bir miti de biz cortlattık. fena mı oldu?
• bu sosyal sorumluluk. bu da sosyal mesaj
• askerlik, bittikten sonra güzelleşen bişey. (dailymotion’ı da kapatmışlar)
• ilginç lan bu insanlar. bu da, bunlar da. hele bu!
• bir devrin sonu
• değişik bi pazar eğlencesiydi
• unutturamaz hiç bir şey
• cinnet geçirdim
• bu adamı hiç sevmiyorum. sonunda fener’de de gösterdi bu hırsını. beşiktaş’a attığı golle yine nefretimi kazandı. çarşamba günü de öyle bişey yaparsa sürpriz olmaz benim için.
no comments | tags: 53/16, aşk, askerlik, bağımlılık, balık, beşiktaş, boyut mu işlev mi?, dailimotion, doğumgünü, eleştiri, fener, haber, hata, iddaa, ilginç insanlar, iyilik, izmer, izmir kızları, kedi, kısa dönem, mit, oyun, pazar eğlencesi, piknik, river raid, sosyal mesaj, sosyal sorumluluk, street fighter, video, yorum, youtube
Nis
19
2009
hasan'ın abisi

taksisine bindiğim bindiğim yaşlı amca durup dururken şöyle bi muhabbete girdi:
- ya bu isveçliler çok medeni adamlar.
- hayırdır? yine naaptılar?
- benim yeğenim de isveçte taksicilik yapıyor. adam kazandığı bütün parayı akşam arabanın sahibine veriyomuş. kendisi kazancını bahşişten çıkarıyormuş. üstelik çok da iyi kazanıyormuş. orda herkes dolu dolu bahşiş veriyormuş. gelişmiş ülkenin insanları da başka oluyor canım. bizim burda yok böyle bişey… bıdı bıdı…
şeklinde devam eden ve “o kadar konuştuk. eşşek değilsen anlamışsındır artık. güzel bi bahşiş bekliyorum” mesajı taşıyan konuşması inene kadar devam etti. ben de arada bi gaz verdim. coştu mübarek. susmak bilmedi. nerden aklına geldi? bahşişle medeniyeti nasıl bağdaştırdı? anlayamadım.
peki inerken bahşiş verdim mi? tabiki hayır. ali amcanın bi lafı var: “ikinci defa gitmeyeceğin yere bahşiş bırakma.” güzel laf. seviyorum.
1 comment | tags: bahşiş, coştu lan adam, gaz vermek, isveç, medeniyet, taksi
Nis
11
2009
hasan'ın abisi
geçenlerde x abi bi iş için beni aradı:
numaranı y’den aldım. işlerini çok beğeniyorum. özellikle seninle çalışmak istedim.
bi kaç gün sonra y abiyle görüştüğümüzde:
“x abi bildiğin iyi bi tasarımcı var mı?”diye sordu. direkt seni önerdim.
ikisinden biri beni yiyor ama hangisi hala çözemedim…
1 comment | tags: ajans, biri yalan söylüyor lan, iş, reklam, tasarım
Nis
4
2009
saint
Bu gün pek sık yapmadğım bi’ etkinlik olmasına karşın bi internetten spor haberlerinde geziniyim diye büyük bir gazetenin spor haberleri sayfasına girdim. Beşiktaş taraftarı olmamızdan sebeptir, “Beşiktaş Hentbol Takımı”nın avrupada tarih yazma girişiminde olduğunu ve ekte gördüğünüz üzere’de yazarımız, pazar günü “Süleyman Seba Kapalı Spor Solonu”nda tüm spor severleri takım ayırt etmeksizin bulunması, Beşiktaş’a destek vermesi gerektiğini güzel, övücü cümleler bütüyle ifade etmiş.
Okuyucu yorumlarıyla da yüksek popülariteye sahip gazetemizin bu yazısına tabii ki yurdum yorumcusu da boş geçmemiş ve hangi psikoljiyle yazdığını anlayamadığım şu satırları klavyeye almış. yorumun yorumu olmaz diyerek lafı fazla uzatmıyorum:)
Continue reading
no comments
Nis
1
2009
hasan'ın abisi
gruptan çıkmayı garantilemişsiniz. maçın bitmesine bikaç dakika kalmış. 1 puan zaten alıyosunuz. sen hala gol için çabalıyorsun. allah gözünü doyursun ne diyim. attırdın da başın göğe mi erdi? madem o kadar hırslısın fener’de de göstersene bunu. biraz nihat’ı örnek al kendine. bak adam ekmeğini kazandığı ülkeyi üzmedi. kaçırdı, kaçırdı, kaçırttı…
başlık: vizontele
no comments
Mar
31
2009
hasan'ın abisi
seçim zamanı aklıma geldi hocam. hani yine bi seçim zamanı ödev vermiştin. hani o ödev dersi geçmek için büyük rol oynuyordu. hani ödevlere baktıktan sonra bizim grubu kürsüye çağırıp 100-150 kişinin önünde “çok güzel bi araştırma yapmışsınız, çok uğraşmışşınız, teşekkür ederim” demiştin. hiç çaktırmasam da o an çok büyük vicdan azabı duymuştum hocam. sadece not verseydin de teşekkür etmeseydin hiç rahatsız olmazdım. gözünün içine baka baka kandırmıştık seni. çünkü sana ödev diye verdiğimiz şey bu kitabın ta kendisiydi. sayfaları bölüşüp tekrar yazmıştık. kitabın piyasaya çıkalı henüz bi kaç gün olmuştu. kitaptan haberinin olması düşük bi ihtimaldi. o yüzden bu riske girmiştik. ama sende de suç var. hiç düşünmedin mi 4-5 öğrenci öyle bi araştırmayı nasıl yapsın, o kadar kaynağa nasıl ulaşsın? zaten öyle bişey yapmış olsaydık kitap çıkarırdık :)
2 comments | tags: hoca, kitap, not, ödev, okul, reklam, seçim, seçim kazandıran kampanyalar, vicdan azabı
Şub
26
2009
hasan'ın abisi

bilmem kaç haftadır devrediyormuş da büyük ikramiye 20 milyon’u aşmış da onun için herkes oynuyormuş. bi bakıyorum herkes loto bayilerinin önünde kuyruk olmuş. herkes 20 milyonun peşinde. iyi, tamam, güzel, hoş, aferin…
benim bi türlü anlayamadığım şey şu: sanırım bu lotolar normal haftalarda 500 bin – 1 milyon arası bişey veriyor. o zaman neden bu kadar çok kişi oynamıyor? 500 bini ya da 1 milyonu mu beğenmiyorlar?
2 comments | tags: ilginç milletiz, oyun, para, şans, süper loto