May
10
2009
huseyin
blog yazmak aslında pek de kötü bişey değilmiş. bu akşam farkettim. bir nevi anı aslında. 1,5 sene olmuş başlayalı. bayağı yazı olmuş. bi ara kıyıma gidip bi o kadar da silmiştim. eski yazılarımı okudum az önce. temcit pilavı misali bazılarını aşağıya yazdım.
• mesela bu ilk yazım. (muhtemelen ilk değildir. ondan önceki yazılar büyük kıyımda uçmuş) “boyut mu? işlev mi?” tartışmasına yeni bir boyut kazandırmışım.
• ilk video paylaşımım. o zamanlar yutub her yerden çekiyordu.
• vay vay vay vaay! sektörel eleştiriler de yapmışım. çok beğendiklerim de çıktı tabiki.
• bi hasan abi’dir tutturmuşum gitmiş. hasan abi 1 hasan abi 2. oradan taşındığımız için serinin devamı gelmeyecek, rahat olun.
• eski oyunları paylaşmışım. river raid, street fighter.
• ilginç haberlere yorum yapmışım, yapmışım, yapmışım.
• balık, kedi gibi misafirlerimiz oldu.
• bazen çok güldüm, güldüm, güldüm
• hiçbir iyilik karşılıksız kalmamış.
• izmir’e gidip de kızlarını yazmamak olur mu? kızlarına yazmamak da olmaz :p
• benimkisi bağımlılık
• en güzel hatalarım
• aşkımdan bahsetmezsem olmazdı
• doğumgünü çocuğu oldum
• iddaacılara güzellik yapmışım
• ankara’da piknik bu kadar olur.
• bir miti de biz cortlattık. fena mı oldu?
• bu sosyal sorumluluk. bu da sosyal mesaj
• askerlik, bittikten sonra güzelleşen bişey. (dailymotion’ı da kapatmışlar)
• ilginç lan bu insanlar. bu da, bunlar da. hele bu!
• bir devrin sonu
• değişik bi pazar eğlencesiydi
• unutturamaz hiç bir şey
• cinnet geçirdim
• bu adamı hiç sevmiyorum. sonunda fener’de de gösterdi bu hırsını. beşiktaş’a attığı golle yine nefretimi kazandı. çarşamba günü de öyle bişey yaparsa sürpriz olmaz benim için.
no comments | tags: 53/16, aşk, askerlik, bağımlılık, balık, beşiktaş, boyut mu işlev mi?, dailimotion, doğumgünü, eleştiri, fener, haber, hata, iddaa, ilginç insanlar, iyilik, izmer, izmir kızları, kedi, kısa dönem, mit, oyun, pazar eğlencesi, piknik, river raid, sosyal mesaj, sosyal sorumluluk, street fighter, video, yorum, youtube
Tem
19
2008
huseyin

kumarda kaybeden aşkta kazanır ya da bundan yola çıkılarak aşkta kaybeden kumarda kazanır önermeleri gerçekten doğru mu? yoksa kumarda ya da aşkta sürekli kaybedenlerin kendilerini teselli etmek için uydurduğu bir söz mü? eğer doğruysa kumar yüzünden neden aileler dağılıyor? yoksa hayatın dinamiklerini canlı tutmak için mi söylenmiş? şöyleki biri kumar oynuyor ve kaybediyor. sonra gidip şansını aşkta deniyor. ahana aşkta da kaybediyor. e napcak o zaman aşkta kaybeden kumarda kazanır diyor ve tekrar kumara gidiyor. belki de casino patronları uydurmuştur bunu. peki kumarda kaybettin. hatun da kumarda kaybettiğini öğrendi. o zaman aşkta kazanma şansın ne kadardır? aşk da kumar da tamamen şanstır belki de. şans insanın yüzüne güldü mü her şeyde kazanır. gülmedi mi de sürekli kaybeder. ya sevgilisiyle kumar oynayan insanların durumu? bi taraf mutlaka kazanacak sonra ne olacak?
Continue reading
6 comments | tags: aşk, kumar, poker, şans
Haz
27
2008
huseyin
lisede tutulmuştum ona. bi arkadaşımın sayesinde tanımıştım. benden haberi yoktu. onunla ilgili bi muhabbet geçince içimden bişeyler kopuyordu. şimdiki gibi internet vs imkanı yoktu. yolda görebilirsem görüyordum, başka yok. güzelliği aklımı başımdan almıştı. en çok kırmızı yakışıyordu. üzerine büyük hayaller kurmuştum. birlikte sürekli gezecektik. ama olmadı işte. hayat ikimizi de çok ayrı yerlere sürükledi. e haliyle yavaş yavaş unutuyor insan.
dün aklıma geldi. belki facebook’ta görebilirim dedim, bulamadım. sonra google’da aradım, buldum. çok değişmiş. bıraktığımda 12′ydi. şimdi 16 olmuş. daha bi güzelleşmiş. daha bi alımlı olmuş. tekrar düştü aklıma. napcam bilmiyorum.



7 comments | tags: aşk, facebook, lise, tır, volvo fh12, volvo fh16